HOŞGELDİNİZ

Yapım Laboratuvarı : Yapımcılık ile ilgili bilmek istediğiniz herşey...Zeynep Özbatur Atakan'ın gözlemleri, deneyimleri, paylaştıkları...

8 Ocak 2012 Pazar

Soruları cevaplamaya devam... 40 ile 50.sorular arası cevaplar...

Merhaba Sevgili Dostlar,
bugün 40-50 arasındaki soruları cevaplıyorum. Tülay Yaşar'a soruları için çok teşekkür ederiz.


TÜLAY YAŞAR
41-Türkiye’deki yapımcılık sisteminin Amerika’daki yapımcılık sistemiyle örtüşen ve örtüşmeyen kısımları nelerdir?

Bu soru, çok uzun analiz edeilecek bir konudur. Ama temel fark şudur: Amerika’da bir sektörden sözedilebilir. Sektör, yapımcısı, yazarı, yönetmeni, oyuncusu, her alanda uzmanlaşmış ekipleri ve bunun yanısıra üretilen işi satın alan bir izleyici kitlesi ile mevcuttur. Türkiye’de ise bütün bu sektörü vareden ögeler henüz gelişmekte olup, izleyici kitlesi belli olmadığı için, ‘yatırım, nakit sermaye’ sorunu henüz hallolmamıştır. Bu nedenle Türkiye’de yapımcılık, bu bağlamda kurumsallaşma sorunları yaşamaktadır.



42-Gişe başarısı bir yapımcının ana motivasyonu olabilir mi?
Yapımcının hedeflerine göre değişir.

43-İyi bir film projesi kötü bir yapımcının eline geçtiğinde bu proje nasıl bir başarısızlığa dönüşür ve bu noktada yapılan kritik hatalar nelerdir?

Bu soru kendi içinde sorular barındırıyor. ‘iyi’ proje ‘kötü’ yapımcı gibi kavramlar çok soyut ve önyargılı kavramlar... Bence günümüzde ‘iyi’ bir proje sahibi, ‘iyi’ bir yapımcı seçebilecek özelliklere sahip olmalıdır.

44-Sanat filmi yapımcısı ve gişe filmi yapımcısı diye bir ayrım yapmak ne kadar doğru? Yoksa bunlar birbirinin içine geçiyor mu?

Her filmin ticari beklentisi vardır. Sermaye sahibi yatırımcı-yapımcı ile kavram karışıklığı söz konusudur. Bu bağlamda, her yapımcı için filminin  gişesi, koyduğu hedefler açısından önemlidir.

45-Bir yapımcının projeye ne kadar müdahale etme yetkisi var?

Yönetmen ve senaryo yazarı ile başta kurmuş olduğu ortaklık ve sınırlar bu ilişkiyi belirler.

46-Yapımcı yönetmen kimyası diye bir olguya inanıyor musunuz ve duyguları işin içine katmadan yine de iyi bir iş ortaya çıkarılabileceğine inanıyor musunuz?

Duygulara elbette ihtiyaç var. Öncelikle birlikte çalışacak kişilerin, birirbirlerine karşı pozitif bir yaklaşım içerisinde olması gerekiyor. Duyguların işbirliğindeki oranını belirlemek lazım. Bir yönetmen ve yapımcı arasındaki temel işbirliği şu şartlarda oluşur:
-Hedef birliği
-Ortak amaçlara sahip olmak
-Karşılıklı beklentilerin örtüşmesi

Bu konuda anlaşma olmadan, iyi duygular hiçbir işe yaramaz.
Öncelik olmamalıdır.

47-Türkiye’de yapımcılık mesleğinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Sinema alanında, önümüzdeki 10 yılda ‘yapımcılık’ mesleğinde devrim yaratacak gelişmeler olacağına inanıyorum.

48-Türkiye’de yapımcılık mesleğinin geleceğini nasıl görmek isterdiniz? Bu konuda bir hayaliniz ya da vizyonunuz var mı? Varsa bunları paylaşabilir misiniz?

Hayalim, pek çok Türkiyeli yapımcının dünya çapında işler çıkarmasıdır.

49-İyi bir yapımcı vizyonlarını mesleğine nasıl entegre edebilir?

Yapımcılık mesleğini seçen birisi, iyi bir vizyona sahip olduğunu bilir, bunu geliştirir ve bu özelliği ile yaptığı her işte fark yaratabilir.

50-Türkiye’de yapımcılık alanında tıkanıklık gördüğünüz noktalar var mı? Varsa nelerdir ve siz olsaydınız bunları nasıl çözerdiniz?

Yapımcılık, hala anlam olarak kurumsallaşmış değil...’Nakit sermaye sahibi’ ya da ‘yatırımcı’ olarak algılanıyor. Öncelikle bu yargının değişmesi gerekiyor. Bu değişim ve yapımcıyı doğru algılayan diğer sektör ortakları olduğu zaman önemli değişimler olacağına inanıyorum...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme