HOŞGELDİNİZ

Yapım Laboratuvarı : Yapımcılık ile ilgili bilmek istediğiniz herşey...Zeynep Özbatur Atakan'ın gözlemleri, deneyimleri, paylaştıkları...

14 Kasım 2012 Çarşamba

APSA GÜNLÜĞÜ-1

Merhaba Sevgili Dostlar,

APSA-Asia Pasific Screen Awards'daki uluslararası jüri görevime bugün başladım. Sabah jüri üyeleri ile tanıştık. Hindistan'dan, İsrail'den, Gürcistan'dan, Avustralya'dan, Çin'den ve bendeniz Türkiye'den otel lobisinde buluştuk. Jüri Başkanımız Jan Chapman, daha önce İstanbul Film Festivali'nde jürilik yapmış, festivali v İstanbul'u öve öve bitiremedi. Benim de göğsüm kabardı. Filmleri izlemeye nehirden bir tekne ile gittik. Geçen yıl, bu etkinlik Gold Coast'da düzenlenmişti, şahane bir organizasyon olduğu için bu kadar yolu tekrar gelmeyi göze alarak jüri teklifini kabul ettim.

Sizlere ödül töreni bitimin kadar daha fazla bilgi veremeyeceğim. Ama bittiğinde detaylı ve bilgilendirici bir paylaşım yapacağım.

Şu anda dikkatimi çeken en önemli şey, Asya'da film yapım sisteminin, Avrupa ve Amerika sisteminden çok farklı olduğu... Bu bazı avantajlar getirse de, filmlerde bazı sorunları da beraberinde getirdiğini gözlemledim. Yapımcılık, hep yeniden düşünmeyi ve yaratıcı yapım modelleri bulmayı gerektiriyor. Bu nedenle buradaki gözlem ve çalışmalarım benim içinde çok ufuk açıçı oluyor.


Brisbane'da nehir içinden ulaşım çok kullanılıyor...
Bu arada Brisbane ile ilgili olarak, 1824 yılında kurulmuş... Önceleri bir ceza sömürgesiyken, 1834'te Güney Galler valisi Lord Brisbane'in adı verilmiş. 1842'de serbest sömürge merkezi olan kent, İpswich kömür yataklarının işletilmesi ve bölgede tarım üretimine geçilmesi sonucu hızla gelişmiş bir şehir... Bir  metropolün sahip olduğu herşeye sahip ama trafik sorunu, gürültü yok. Herşey kurallara uygun bir şekilde devam ediyor. Nüfusu 1.700.000 civarı... Yani İstanbul'a göre oldukça tenha bir şehir...


Helena Danielsson
Bir de son bir haber daha, bu kez haber Eurimages'dan: Hatırlarsanız 2010 yılında Avrupa Film Akademisi - Eurimages Ödülü kazanmıştım. Bu ödül her yıl Avrupa'dan bir yapımcıya veriliyor. Ortak yapımlarda çalışma sisteminiz ve sağlıklı işbirliği geliştiren yapımcılara veriliyor. Bu yıl İsveç 'den çok sevdiğim bir yapımcı arkadaşımın, Helena Danielsson'un aldığını öğrendim ve de çok sevindim. Kendisi ile pek çok festivalde görüşüp, konuşuruz hatta 2 yıl önce ben ödül kazandığımda yine Roma Film Festivali'nde beraberdik. Bunu dün facebook sayfamdan duyurdum...
Umarım yakın gelecekte bu tip 'yapımcı' ödülleri çoğalır. Zira sinema endüstrisinde 'yapımcılık' gitgide farklı ve yaratıcı mesleğe dönüşüyor. Bunun için Eurimages ve Avrupa Film Akademisi'ne ne kadar teşekkür etsek azdır.

Benden bugünlük haberler böyle... En kısa zamanda görüşmek üzere:)


12 Kasım 2012 Pazartesi

BRISBANE'dan merhaba...YENİ BİLGİLERE DOĞRU...

Merhaba Sevgili Dostlar,


Asya Pasifik Ödülleri heykelleri
başlıktan da anlayacağınız üzere Avustralya'nın Brisbane şehrindeyim. Buraya APSA diye kısaca bilinen, Asya Pasific Screen Awards için geldim. Bu ödül töreni Asya'nın oscarları olarak biliniyor ve bu yıl 6.sı düzenleniyor. Geçtiğimiz yıl 'Bir Zamanlar Anadolu'da' burada 3 ödül kazanmıştı. 70 Asya ülkesinin filmleri, Asya Akademisi tarafından 5'e indiriliyor ve ardından bir jüri tarafından ödüller veriliyor. Ben bu yıl bu jüride görev yapıyorum. Asya ülkeleri hem sanatsal açıdan, hem de finansman kaynağı açısından yaratıcı ve farklı oluşumlar yaratıyor. Bu anlamda bu etkinlik, benim açımdan oldukça verimli ve yeni bilgilerle geçecek. Hatta şu dönem YAPIMLAB öğrencileri için çok önemli sürprizlerle döneceğim. Asya Akademisi ve ödül töreni ile ilgili daha detaylı bilgi isteyenler http://www.asiapacificscreenacademy.com/ sitesinden bilgi sahibi olabilirler.


Buradan size etkinlikleri günlük olarak aktarmaya çalışacağım. Hatta ödül töreni web'den canlı yayınlanacak, bunun bilgisini de ayrıca vereceğim.



Yukarıda da belirttiğim gibi, YAPIMLAB öğrencileri için birçok yeni uygulamayı buradan dönüşe sakladım. Çünkü Asya'da yaratılan finansman çözümleri ile ilgili çok önemli toplantılara katılacağım. Benim ilgimi çeken yanı ise bu bölgedeki yapımcıların iş birliği içinde 'yaratıcı çözümler' üzerine kafa yorarak, sinemayı tamamen 'bağımsız' bir yapı içinde düşünerek, artistik kararların yönetmene bırakıldığı bir sisteme dayalı olması. Yani kafamda sorular, merak ve heyecan içindeyim.

Aslında sinema bu kadar etkili bir alan... Hep öğrenmeyi ve öğrendiklerinizi deneyimlemeyi seviyorsanız, sinema endüstrisi tam size göre... Ben bu alanda çalışmaktan, üretmekten ve öğrenmekten çok mutluyum.

Yapımlab öğrencileri için küçük not:
Toplu proje dosyaları için burada bir görüşme yaptım bile:) detaylar çok yakında...





5 Kasım 2012 Pazartesi

BİR SİNEMA PROJESİ İÇİN SENARYO OLUŞTURURKEN 'GELİŞTİRME' SÜRECİNİN ÖNEMİ

Merhaba Sevgili Dostlar,


Burada çok sık dile getirdiğim bir konu var. Bir 'projenin projelendirilmesi' yani ar-ge... Yurt dışında bu sürece 'development' deniyor. Yani 'geliştirme' süreci... Türkiye'de genellikle 'senaryo hazır ise hemen çekim olabilir' gibi bir yerleşik düşünce var. Oysa, bir senaryonun 'hazır' olabilmesi ve bununla çekime başlanabilmesi zamana yayılan bir süreç olmalı... Bu süreçte, projenin finansmanı aranırken, güçlü ve zayıf yanları ortaya çıkmalı ve çalışmaya o şekilde devam edilmeli.

Bu konuyu pek çok kez burada yazdığım için bu konuda bazı pratik bilgiler vermek istiyorum. İlk kez bir senaryo yazarak, yönetmek isteyenler veya senaryosunu bir yapımcıya sunmak isteyenler için yararlı olacağını düşünüyorum. 

-Öncelikle yazmak istediğiniz hikayenin sizi neden motive ettiğini düşünün.

-Sizi hayata bakışınızı yorumlama isteği mi? aşk mı? sevgi mi? hırs mı? öfke ya da nefret mi motive etti? Ya da tamamen profesyonel olarak mı bu konuyu yaprak ticari getiri bekliyorsunuz?

-Motivasyonunuzu yeniden gözden geçirin ve filmin amaçlarını belirleyin. Kişisel motivasyonunuz amaçlarınız olabilir, ancak bu amaçlar için sinema endüstrisinde  yatırılacak ekonomik yatırımın değip değmeyeceğini gözden geçirin.

-Beklenti ve hedeflerinizi netleştirerek, yazın. Yazmak sizi somutluğa daha yaklaştıracaktır.

-Hedef ile amacı birbirine karıştırmayın. Hedefiniz somut veriler içermelidir.

-Senaryo yazımı ile ilgili bilginizi arttırın. Senaryo eğitimi alın, bu konuda kitaplar okuyun.

-Yazılmış filme çekilmiş senaryo örneklerini okuyun.

-Diyalog yazımı konusunda bilginiz geliştirin.

-Senaryonuzun konusunda yapılmış filmleri inceleyin. Nası bir 'fark yaratmak' istediğinizi bulmaya çalışın.

-Etkilendiğiniz filmlerin, senaryonuzun üzerindeki etkilerini bulmaya çalışın.

-Sinema alanında yönetmenlik, teknik ve yapım konusunda bilgi sahibi olun.

-Türkiye ve dünya sinema alanındaki kültürünüzü geliştirin. Mutlaka film izleyin.

-Zaman zaman senaryonuzu okumaya bir süre ara verip, tekrar okuyun.


Bu sürece senaryo yazan kişinin 'geliştirme' sürecidir. Aynı süreçlerde yönetmen ve yapımcı da farklı alanlarda ar-ge yapacaktır. 

Sinema endüstrisinin aynı zamanda 'ekonomik' olarak önemli yatırım olduğunu hatırlarsak, 'ar-ge' çalışması yapılmış bir projenin hayata  bir adım önde başladığını unutmamamız gerekir. 

1 Kasım 2012 Perşembe

KARARLI OLMAK... KARAR ALABİLMEK... YOL ALMAK...

Merhaba Sevgili Dostlar,

Bugün, biraz hayata dair 'kararlı' olmanın öneminden ve bununla bağlantılı olarak, sinema endüstrisinde profesyonel olmak isteyenlerin 'kararlı' olmasının öneminden bahsetmek istiyorum.

Uzun zamandır verdiğim eğitimler ve deneyimlerimde, gözlemlediğim bir konu bu... Çünkü 'kararsız' olmak dünyanın en vakit kaybettirici durumlarından biridir.

Peki, 'kararsız' olmak hakkı yok mudur? Elbette vardır ama buna biz YAPIMLAB ekibi olarak 'kararsızlık' değil 'arge süreci' diyoruz. Yani kişinin kendi kararlarını alabilmesi için bilgi, eğitim ve deneyimleyerek karar alamasına yardım eden sürece diyoruz. Bu süreçte beklentileri minimumda tutup, sadece gözlemlemeye ve o deneyim ve bilginin içinde kendini tanımaya odaklanılması lazım.Her bilgi, kişinin karakteristik özeliklerine göre farklı bir üretim durumuna dönüşür. Ve buna aslında 'fark yaratmak' denir.

Hayat, uzun bir öğrencilik ve hiç bitmeyen bir öğrencilik... Ama bu meselenin ardına gizlenip, profesyonelliğe dair hiç adım atamamak, bir 'bahane' anlamına geliyor. İşte 'arge' döneminin önemli noktalarından biri de, deneyimler içinde sorunlar yaşandığında öğrendiklerimiz... Zira 'öğrenci olmak', bir taraftan  hayatın sorunları ile yüzleşmek, tanımak ve çözüm üretmeyi öğrenmekten geçiyor... O çözümler bizim deneyimlerimiz adına oluşturduğumuz ekinlerimiz oluyor. Bu nedenle 'kararlı olmak' ve 'hedef koyabilmek' yine çok önemli...

Bazı konular vardır, 'karar alma' konusunda hiç tereddüt etmem... Mesela yeni bir kitap almak, farklı bir konuda iş deneyimi yaşamak, film izlemek, araştırma yapmak, eğitime katılmak, farklı disiplinleri öğrenmek... Tahmin edersiniz ki, ben de öğrenci oldum, ekonomik pek çok sıkıntı yaşadım... 40 yaşıma kadar, hiçbir işte önceliğim 'ekonomi' olmadı... Çok sevdiğim, bir söz vardır : 'her tercih, bir vazgeçiştir'... Ben hayatım boyunca sosyal hayatın tüketim alanında harcama yapmadım... Yani o harcanacak miktarları kitaplara, gezilere, eğitim aldığım alanlar için kullandım... Yani bunu tercih ettim...  Bu tercihlerim, bana çok şey kattı. Yani gençlerimiz için önerilerimden biri budur. Öncelikleriniz konusunda da 'karalı' olun... Keninize bir 'arge süreci' koyun... Ve deneyimlemeye, öğrenmeye odaklanın... 

Bu yazdıklarım özellikle 'sinema alanında kariyer' yapmak isteyenler, bu endüstride 26 yıl geçirmiş birinin 'abla tavsiyeleri'dir. Hepinize planlı, programlı, disiplinli ve en önemlisi 'kararlı' olmanızı tavsiye ederim.

Karar almak için, kendinize olan inancınızla, kendinizi motive edeceğiniz birkaç öneri vermek isterim. Bunun için kendinize birkaç soru sormanız ve hedef koyabilmeniz önemli. Gerisi kendiliğinden gelecektir.

Sinema alanında profesyonelliği hedefleyenler için karar alma süreçleri:

1-İşe kısa vadeli hedeflerle başlayın..
2-İlk 3 ay için hedeflerinizi yazın. 'Hedef'i, 'amaç' ile karıştırmayın. Hedef, spesifik, somut,net, ölçülebilir, erişilebilir, vizyonla ve zamanla ilişkilidir. 'Amaç' niyetle ilgilidir.
3-Bu ay için kendinizin neler yapacağını, yapması gerektiğini listeleyin.
4-Listenizde başlangıç noktasını nasıl yapacağınızı bulun. Bu sizin motivasyonunuzu arttıran en etkin konudur.
5-Başlangıç noktanız ile ilgili atacağınız ilk adımı zaman kaybetmeden atın.
6-İlk üç ay için, ulaşamayacağınız ya da yapamayacağınız hedefler ve beklentilere girmeyin.
7-Bu ilk üç ay için her gün 'günlük' tutun ve gelişiminiz takip edin.
8-Üç ayın sonunda, hedeflerinizi tutturan 'kararlarınızı' gözden geçirin. Güçlü ve zayıf yanlarınız analiz edin. Problemlerinizin nerelerden kaynaklandığını görün ve   çözüm üretmeye başlayın.
9-İlk üç ayda 'bilgi' olarak ne kadar geliştiğinizi kontrol edin.
10-İkinci 3 ya da 6 ay için bu deneyimleri kullanarak yeni hedefler doğrultusunda yeni kararlar alın.

En önemlisi bugün 'yola çıkmak' için 'karar alın'... Bu konuyu bir süre daha burada yazmaya devam edeceğim.

Bir sonraki yazım 'kararlarımızdan döndüren' tuzaklar üzerine olacak... Bu yazıyı okuduktan sonra, yukarıdaki çalışmayı yaptıktan sonra, nelere hayır diyemiyorsunuz bunu düşünmeye başlayın... Çünkü, kararlarımızdan bizi döndüren en önemli tuzak 'hayır diyememektir'... 

Herkese kararlı, bilgi ve deneyim dolu günler dilerim...


9 Ekim 2012 Salı

MOTİVASYONUMUZU ARTTIRMAK İÇİN BİR ÇALIŞMA ÖNERİSİ

Merhaba Sevgili Dostlar,

Sinema alanında profesyonelleşmek isteyenlerde çok sıkılıkla hissettiğim motivasyon sorununu ele almak istiyorum bugün...

Geçtiğimiz hafta, problem nedir üzerine yazdığım bir yazı vardı. Orada problemi anlamaya yönelmenin, çözümü de beraberinde getirdiğinden bahsetmiştim.

Bu noktada, sorunun 'iç odaklı' mı, 'dış odaklı' mı kaynaklandığını anlamamız gerekiyor.

Çok basit bir çalışma:

Dış odaklı sorunlarda, hep problemin kaynağı başkalarıdır ve başka olaylardır. 
Örnek vermek gerekirse; aslında işin gerçekleşememe nedeni 'başkalarının senaryoyu anlamaması' , 'başkalarının kendine şans vermemesi', 'başkalarının kendisini sevmediği' vs... bu liste uzayıp gider. 

Dış odaklı sorun olduğunu söyleyenler,i genellikle suni bir özgüvenle kendilerine şansın döneceği günü beklerler, beklentilerini yükseltirler.

İç odaklı sorunlarda ise her konuda kendini sorumlu  hisseden ve kendini çok fazla eleştiren ve bu eleştirileri nedeni ile kendini ortaya koyamayan bir tablo görülüyor. Yani işi ve eğitimi yeterli olduğu halde, halka kendini yetersiz hissedebiliyor. Bu da yine motivasyon kaybına neden oluyor.

Sinema endüstrisinde üretim yapmak isteyenlerin, yolun başında bu motivasyon sıkıntısını yaşamaları doğaldır. Ancak  bu hızla aşılabilecek bir sorundur. 

Bunu aşabilmek için, öncelikle analitik bir çalışma yapmak gerekir. Yani dış odaklı sorunları, kulaktan dolma bilgilerle değil, gerçekten endüstrinin analizini yaparak, sağlıklı bilgi edinerek aşarsınız. Sağlıklı bilgi için günümüzde internette doğru kaynaklara başvurabilirsiniz. O zaman endüstri ile aranızda olabilecek 'dış odaklı' problemleri anlamış ve tanımış olursunuz.

'iç odaklı' problemlerinizi de aşabilmenizin yolu bilgi ve cesaretten geçer. Kendinizi küçük hedefleri başararak cesaretlendirebilirsiniz.

Motivasyonunuzu nelerin azalttığının bir listesini oluşturun. Bunların hangisinin iç ve dış odaklı olduğunu ayırmaya çalışın. İnanın bu çalışmada bile motivasyonunuzun arttığını göreceksiniz.

Sizlere önerim, uzun zamandır üzerinde çalışıp yol alamadığınız, senaryo ya da çektiğiniz kısa film varsa bunları yeniden okuyun, izleyin... Sorunların nereden kaynaklandığını anlamaya çalışın. Bunları yaparken 'kendinize karşı dürüst' olun... 

Bu noktada, sorunu doğru tarif edip daha somut çözümler üretmeye başlayacaksınız. Çünkü, sorunu doğru tarif ettiğiniz anda, çözümler için stratejiler üretmeye başlayacaksınız... Motive olmaya başlayacaksınız... 

Kolay gelsin...

SİNEMA PROFESYONELİ OLMAYI HEDEFLEYENLER İÇİN PRATİK GELİŞİM BİLGİLERİ-1

Merhaba Sevgili Dostlar,

Sonbahar ile birlikte, filmler vizyona girmeye başladı... Özellikle 'sinema' alanını meslek olarak seçmek isteyenler için şahane bir dönem başlıyor... Bu anlamda kendisini geliştirmek isteyenlere derslerimde önerdiğim bir metot var. Bu benim kendi kendime uzun yıllardır yaptığım ve çok geliştirici bir çalışma... 

Film izleme defteri tutmak... Yani, her gittiğiniz filmin sizde bıraktığı duygularla başlayıp, analitik düşüncelerinizi yazmak gerekiyor. Aslında her ay sinemada ya da DVD'den belli bir film izleme sayısı hedefleyip, bu sayıyı tutturmanız da önemli.. Bu deftere aldığınız notlar ile hızla geliştiğinizi fark etmeye başlayacaksınız.

İlk aşamada bunu yapabilmek çok önemli, devamında o film hakkında düşüncelerinizi tartışma ortamlarında değerlendirebilme şansı bulduğunuzda, kendi bakış açınızı daha iyi tanıyacaksınız.

İzleyici olmak ile sinema profesyoneli olarak  'yapımcı' bakış açısıyla film izlemek birbirinden farklıdır. Sinema profesyoneli olarak film izlerken, duygularımızın yanı sıra pek çok farklı konuya bakmak gerekir. Bunları şöyle ayırabiliriz:

Öncelikle  filmin 'yönetmen' projesi mi, 'yapımcı' projesi mi olduğunu anlamak ve ona göre değerlendirmek gerekir.

1-Senaryo ve projenin finansal elementlerinin kullanılışı
2-Görsel anlatımın projeye uygunluğu
3-Oyunculuklar
4-Mizansen
5-Bütçe-maliyet ve yapım piramidinin sağlamlığı
6-Yapımın diğer ortaklarının fonksiyonları
7-Kişisel duygular
8-Filmde en beğendiğiniz şey
9-Filmde en beğenmediğiniz şey
10-Filmin güçlü ve zayıf yanlarınızın artistik, teknik ve prodüksiyon açısından analizi

Sevgili Dostlar,

Bu çalışmaya bugün başlamaya başlarsanız, hızla ilerlemeye başladığınızı göreceksiniz.

Herkese iyi çalışmalar dilerim...

2 Ekim 2012 Salı

FARKLI BÖLGELERDEN YENİ GÖNÜLLÜ ÇIRAKLAR ARANIYOR

Merhaba Sevgili Dostlar,


- Samsun Havza
- Samsun Kavak
- Samsun Ladik
- Tokat Turhal
- Zonguldak Çaycuma
- Zonguldak Gökçebey
- Zonguldak Yeşil Yenice
- Karabük

Bölgelerinde tren istasyonlarının ve çevresinin güncel fotoğraflarına ihtiyaç vardır. Bu bölgelere yakın olan sinema ve fotoğraf alanına ilgi duyan gençler 'gönüllü çırak' *lık için zeynoproje@gmail.com adresine 'Sezgi Üstün'ün dikkatine bir e-posta göndererek detaylı bilgi alabilirsiniz.

*GÖNÜLLÜ ÇIRAK NEDİR?
Yapımlab bünyesinde danışmanlığı yapılan uzun metrajlı sinema filmi projelerine gençlerin entegre olmasını amaçlayan bir çalışmadır. Bu çalışmaya katılanlar, yaptıkları çalışma ile çalıştıkları sinema filminin künyesinde 'gönüllü çırak' olarak yer alacaklardır. Hangi film için çalışma yaptıkları daha sonra web sitesinde bildirilecektir.