Merhaba Sevgili Yapımlab Takipçileri,
Öncelikle herkese iyi bayramlar:)
13 Kasım cumartesi günü, yeni bir grupla 14 hafta sürecek çalışmamıza başladık. Enerjisi yüksek bir grup ile çalışmanın mutluluğunu yaşıyorum. İlk haftadan epeyce yol aldık.
Bu hafta katıldığım bir televizyon programında bana 'yapımcılık' üzerine pek çok soru soruldu. Aslında bu ülkede 'neden yapımcılık?' ya da mesleğiniz sorulup, 'film yapımcısı' olduğunuzu söylediğinizde 'yapımcı ne iş yapar?' sorularına çok alışkınım. Bu mesleğin Türkiye'de tanınmasının ve önemininin anlaşılmasının uzun yıllar alacağını düşünüyorum.Bu noktada, 'Türkiye'deki Yapımcılık Geleneği'hakkında bildiklerimin yanısıra, daha detaylı bir araştırma yapmaya başladım. Çünkü bu belki de 'film yapmak'tan bile daha önemli..Genç kuşak, eğer 'yapımcı'nın anlamını kavrarsa çok daha verimli işler üreteceğine inanıyorum.
Çünkü 'yapımcı'kelimesi Türkiye'de uzun yıllar 'şirket sahibi' gibi algılandı. Oysa bir şirket vardır, bunun 'sinemaya yatırım yapan yatırımcı' ortakları vardır. Bu şirket ortakları yıllık gelir hedefleri koyarlar. Bu hedeflere uygun projeler ararlar ve bu noktada'Yapımcı' devreye girer...'Yapımcı'bu hedeflere uygun proje bulur, bunun yapım stratejisini ve fizibilitesini oluşturur. Sonrasında iş yönetmenin filmi çekmesi,kurgulaması ve artistik olarak tamamlamasıdır. Ardından yapımcı yine aktif olarak dağıtım ve pazarlama çalışmasına başlar....Genel sistem böyle çelışır.
Arthouse diye kategorilendirilen Author sinemada ise, yönetmen-yapımcı tam bir işbirliği içerisinde ilerlerler. Yönetmen sanatsal tüm kararları veren kişidir, yapımcı bu kararlar çerçevesinde hedeflerini ve buna uygun stratejisini oluşturur.
Bu noktada Yapımcı, eğer bir 'yatırımcı-sermaye sağlayıcı' yoksa işlerini yürütebilmek için 'patron' kimliğini de üstlenir.
Bu iki model, kendi içinde pekçok farklı modele dönüşebilir. Bunları atölye çalışmalarımızda oldukça detaylı ele alıyoruz.
Ama benim inandığım çok önemli birşey var: Her film başarılı olabilir...Bunun için şart olan şeylerden en önemlileri,alana hakim olmak, film çekebilmenin ve yapabilmenin detaylarını bilmek ve öğrenmek,proje ve yaratıcıları ile aynı amaç ve hedeflere sahip olmak ve bu veriler üzerinden hedefleri koyabilmektir.
Bir önceki cümlenin içerisinde geçen, 'bir film çekebilmenin ve yapabilmenin detaylarını bilmek' konusu en önemli konulardan biridir.Bu çok teknik bir konudur, bütçe, finans planı, ekip kurma, dağıtım-pazarlama gibi konu başlıklarını içerir.
Uzun metraj, kısa metraj, belgesel, animasyon... Hangi türde film yaparsanız yapın, bu konuda bilgi sahibi olmanız çok önemlidir. Bilgi, sadece kitaplardan, ya da duyduklarınızdan değil, aynı zamanda deneyimlerinizden geçer... Hiç bütçesiz yapmayı planladığınız bir filmin bile, bir bütçesi olduğunun unutulmaması gerekir.
Projeniz ile 'fark yaratmak' istiyorsanız, sektörü tanımalı ve projenizi buna göre konumlandırmalısınız.
Herkese tekrar iyi bayramlar:)
HOŞGELDİNİZ
Yapım Laboratuvarı : Yapımcılık ile ilgili bilmek istediğiniz herşey...Zeynep Özbatur Atakan'ın gözlemleri, deneyimleri, paylaştıkları...
14 Kasım 2010 Pazar
11 Kasım 2010 Perşembe
SORULAR VE CEVAPLAR...
Merhaba Sevgili Yapımlab Takipçileri,
Bu hafta oldukça yoğun geçti. Kutluğ Ataman Sergisi açılışı ve yan etkinliklerinin yanısıra, yaklaşık 10 gün süren seyahatlerimden ötürü bekleyen işlerimi tamamlamakla uğraştım. Dolayısıyla, buraya pek yazamadım ama e posta gönderen,ya da randevu alıp karşılıklı görüşmeye gelen arkadaşlarla iletişim halindeydim. Yapımlab'daki atölye çalışmaları için pek çok soru geliyor. Bunların hepsini cevaplamaya çalışıyorum ama bazı temel soruları buradan yanıtlayarak cevaplamak istiyorum.
*Eğitimler, sadece yapımcı olmak isteyenler için mi?
Hayır...'Yapımcılık'üretimin planlandığı ve uygulandığı bir alan olduğu için, sinemada yapımcılık dışındaki alanlarda üretim yapmayı planlıyor da olsanız, bu eğitim projenizin sağlığı açısından çok faydalı olacaktır. Yapımcının bakış açısını ve bir filmin nasıl yapıldığını her aşamada öğrenebileceksiniz.
*Atölyelerinize katılarak, projemi geliştirebilir miyim?
Evet...Çünkü öğrendiğiniz bilgiler doğrultusunda, görüşlerinizi yapımblab'ın danışmanlığında geliştirebilecek ve sunuma hazır hale getireceksiniz.
*14 haftalık programla, 6 aylık program arasında ne fark var?
14 haftalık program,yapımcılığın her aşamasını detaylı bir şekilde ele alan programdır. 6 Aylık program ise bu eğitime ek olarak proje geliştirme ve uygulama bölümünü de içerir. Her iki programa da katılanlar, sadece öğrencilik değil, gerçek ortamlarda uygulamaları gözlemlemlecek ve aktif olarak yer alacaklardır.
*Kısa süreli seminerleriniz devam edecek mi?
Şu anda Ortak Yapım, Kariyer ve Kısa Film Yapım atölyelerine kayıt alınmaktadır. Yeterli sayıya ulaşılınca atölye açılacaktır.
*Senaryomu okuyup, bize görüş bildirir misiniz?
Bu çalışma Yapımlab'da profesyonel olarak verilmektedir.
Daha farklı sorularınız için info@zeynofilm.com'a mail atabilirsiniz.
Herkese sevgi ve selamlar...
Bu hafta oldukça yoğun geçti. Kutluğ Ataman Sergisi açılışı ve yan etkinliklerinin yanısıra, yaklaşık 10 gün süren seyahatlerimden ötürü bekleyen işlerimi tamamlamakla uğraştım. Dolayısıyla, buraya pek yazamadım ama e posta gönderen,ya da randevu alıp karşılıklı görüşmeye gelen arkadaşlarla iletişim halindeydim. Yapımlab'daki atölye çalışmaları için pek çok soru geliyor. Bunların hepsini cevaplamaya çalışıyorum ama bazı temel soruları buradan yanıtlayarak cevaplamak istiyorum.
*Eğitimler, sadece yapımcı olmak isteyenler için mi?
Hayır...'Yapımcılık'üretimin planlandığı ve uygulandığı bir alan olduğu için, sinemada yapımcılık dışındaki alanlarda üretim yapmayı planlıyor da olsanız, bu eğitim projenizin sağlığı açısından çok faydalı olacaktır. Yapımcının bakış açısını ve bir filmin nasıl yapıldığını her aşamada öğrenebileceksiniz.
*Atölyelerinize katılarak, projemi geliştirebilir miyim?
Evet...Çünkü öğrendiğiniz bilgiler doğrultusunda, görüşlerinizi yapımblab'ın danışmanlığında geliştirebilecek ve sunuma hazır hale getireceksiniz.
*14 haftalık programla, 6 aylık program arasında ne fark var?
14 haftalık program,yapımcılığın her aşamasını detaylı bir şekilde ele alan programdır. 6 Aylık program ise bu eğitime ek olarak proje geliştirme ve uygulama bölümünü de içerir. Her iki programa da katılanlar, sadece öğrencilik değil, gerçek ortamlarda uygulamaları gözlemlemlecek ve aktif olarak yer alacaklardır.
*Kısa süreli seminerleriniz devam edecek mi?
Şu anda Ortak Yapım, Kariyer ve Kısa Film Yapım atölyelerine kayıt alınmaktadır. Yeterli sayıya ulaşılınca atölye açılacaktır.
*Senaryomu okuyup, bize görüş bildirir misiniz?
Bu çalışma Yapımlab'da profesyonel olarak verilmektedir.
Daha farklı sorularınız için info@zeynofilm.com'a mail atabilirsiniz.
Herkese sevgi ve selamlar...
6 Kasım 2010 Cumartesi
ULUSLARARASI İZMİR KISA FİLM FESTİVALİ ARDINDAN...
Merhaba Yapımlab Takipçileri,
Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali,başarılı bir organizasyonla bitti. Size oradan her an yazamadım çünkü çok yoğun bir program vardı ve ben bilgisayarımda e postalamı bile kontrol edecek zaman bulamadım. Ama sizlere kısaca özetlemek istiyorum:5 Kasım Cuma saat 14.00 civarı İzmir'e vardım ve saat 17.00 de yaklaşık 2 saat süren bir atölye çalışması gerçekleştirdim.İzmirli sinemaya ilgi duyan arkadaşlarla bir araya gelmek oldukça verimli geçti. Katılanların 'Yapımcılık' konusunda bakış açısı geliştirmeye başladıkları konusunda geribildirimler aldım...Ve cumartesi günü 11 filmi izleyip değerlendirdik. Birincilik ödülü Gürcistan yapımı, yönetmenliğini Tornike Bziava'nın yaptığı Aprilis Suski, özel ödülü ise Türk yapımı, yönetmenliğini Erol Mintaş'ın yaptığı Berf isimli film kazandı. Yarışma seçkisi oldukça 'iyi' bir seçkiydi. Bu nedenle programı oluşturan Kayhan Kırmızıgül,Tuna Yılmaz ve emeği geçenleri kutluyorum.
Bugün öğle uçağı ile de İstanbul'a döndük.
Bu hafta, sizlere buradan rutin yazılarıma devam edeceğim. Yapım laboratuvarının 'temel yapımcılık' üzerine eğitimi 13 Kasım'da başlıyor. Kontenjanımız dolmak üzere...Yine buradan belirttiğimiz 'Yekta Kopan ile okumak/yazmak' atölye çalışması bayram sonrasına ertelendi. Kesin tarihini bu hafta buradan açıklayacağız.
Bir de, bu hafta İstanbul Modern'de 'Kutluğ Ataman'ın 'içimdeki düşman' isimli video çalışmalarının yer aldığı sergisi açılıyor. Bence herkes görmeli...
Herkese iyi haftalar diliyorum...
Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali,başarılı bir organizasyonla bitti. Size oradan her an yazamadım çünkü çok yoğun bir program vardı ve ben bilgisayarımda e postalamı bile kontrol edecek zaman bulamadım. Ama sizlere kısaca özetlemek istiyorum:5 Kasım Cuma saat 14.00 civarı İzmir'e vardım ve saat 17.00 de yaklaşık 2 saat süren bir atölye çalışması gerçekleştirdim.İzmirli sinemaya ilgi duyan arkadaşlarla bir araya gelmek oldukça verimli geçti. Katılanların 'Yapımcılık' konusunda bakış açısı geliştirmeye başladıkları konusunda geribildirimler aldım...Ve cumartesi günü 11 filmi izleyip değerlendirdik. Birincilik ödülü Gürcistan yapımı, yönetmenliğini Tornike Bziava'nın yaptığı Aprilis Suski, özel ödülü ise Türk yapımı, yönetmenliğini Erol Mintaş'ın yaptığı Berf isimli film kazandı. Yarışma seçkisi oldukça 'iyi' bir seçkiydi. Bu nedenle programı oluşturan Kayhan Kırmızıgül,Tuna Yılmaz ve emeği geçenleri kutluyorum.
Bugün öğle uçağı ile de İstanbul'a döndük.
Bu hafta, sizlere buradan rutin yazılarıma devam edeceğim. Yapım laboratuvarının 'temel yapımcılık' üzerine eğitimi 13 Kasım'da başlıyor. Kontenjanımız dolmak üzere...Yine buradan belirttiğimiz 'Yekta Kopan ile okumak/yazmak' atölye çalışması bayram sonrasına ertelendi. Kesin tarihini bu hafta buradan açıklayacağız.
Bir de, bu hafta İstanbul Modern'de 'Kutluğ Ataman'ın 'içimdeki düşman' isimli video çalışmalarının yer aldığı sergisi açılıyor. Bence herkes görmeli...
Herkese iyi haftalar diliyorum...
4 Kasım 2010 Perşembe
Ulusararası İzmir Film Festivali Öncesi...
Sevgili Yapımlab Takipçileri,
Birazdan İzmir'e doğru yola çıkıyorum. Bu gün saat 17.00 de 'yapımcılık kavramı' üzerine bir atölye çalışmam var. Yarın da yarışmadaki aday filmleri izleyeceğim.
İzmir'den bu davet geldiğinde hiç düşünmeden kabul ettim. Çünkü, 'kısa film'i çok önemsiyorum. Sinemacı olmak isteyen herkesin,özellikle 'yönetmen' olmak isteyen arkadaşların böyle bir deneyim yaşamaları gerekiyor. Çünkü 'kısa film' çekmek, onlara sadece artistik ve teknik deneyim kazandırmasının ötesinde, pekçok festivali ve organizasyonu görme fırsatı yaratacaktır. Bunun yanısıra profesyonel olarak gelişmeye başlayacaktır.
Bana günde yeni 'proje' sunan 100 civarı e-posta geliyor. Bunların pekçoğu uzun metrajlı sinema projeleri..Buradan bütün yaratıcılara bildirmek isterim ki, daha filme çekilmemiş olan senaryonuzu,projenizi,eserinizi profesyonel değerlendirmeler dışında hiçbir yere e-posta ile göndermeyin. Çünkü hergün gelen bunca projeyi okumak ve değerlendirmek, takdir edersiniz ki çok zor. Oysa, günümüzde digital format, her türlü üretime çok elverişli. Bu noktada,kısa film yapmış olanlar, öncelik kazanıyorlar. Çünkü bir üretim yapmış ve bu noktada profesyonelliğe adım atmış. Yine aynı bağlamda 'kısa film' projelerini, özellikle bu işe yeni başlayacak arkadaşlardan geldiğinde daha heyecanla değerlendirmeye alabiliyorum.
Dolayısıyla, özellikle bu mesleği yapmak isteyenler, kısa film ile işlerinize başlayın. Dünyada kısa film'in önemli bir tür olduğunu unutmayın. Önce kısa film tasarlayın ve bu süreci yaşayın...Eğer siz iyi bir sinemacı olacaksanız, bu mutlaka bu filmde gözükecektir. Unutmayın, dünyada tanınan ünlü yönetmenlerin çoğunun kısa filmi var. Ve o kısa filmleri izliyoruz...
Umarım, yarışmadaki filmler de bu yukarıda yazdıklarımı teyid eder kalitededir...
Sizlerle buradan paylaşmaya devam edeceğim...
Birazdan İzmir'e doğru yola çıkıyorum. Bu gün saat 17.00 de 'yapımcılık kavramı' üzerine bir atölye çalışmam var. Yarın da yarışmadaki aday filmleri izleyeceğim.
İzmir'den bu davet geldiğinde hiç düşünmeden kabul ettim. Çünkü, 'kısa film'i çok önemsiyorum. Sinemacı olmak isteyen herkesin,özellikle 'yönetmen' olmak isteyen arkadaşların böyle bir deneyim yaşamaları gerekiyor. Çünkü 'kısa film' çekmek, onlara sadece artistik ve teknik deneyim kazandırmasının ötesinde, pekçok festivali ve organizasyonu görme fırsatı yaratacaktır. Bunun yanısıra profesyonel olarak gelişmeye başlayacaktır.
Bana günde yeni 'proje' sunan 100 civarı e-posta geliyor. Bunların pekçoğu uzun metrajlı sinema projeleri..Buradan bütün yaratıcılara bildirmek isterim ki, daha filme çekilmemiş olan senaryonuzu,projenizi,eserinizi profesyonel değerlendirmeler dışında hiçbir yere e-posta ile göndermeyin. Çünkü hergün gelen bunca projeyi okumak ve değerlendirmek, takdir edersiniz ki çok zor. Oysa, günümüzde digital format, her türlü üretime çok elverişli. Bu noktada,kısa film yapmış olanlar, öncelik kazanıyorlar. Çünkü bir üretim yapmış ve bu noktada profesyonelliğe adım atmış. Yine aynı bağlamda 'kısa film' projelerini, özellikle bu işe yeni başlayacak arkadaşlardan geldiğinde daha heyecanla değerlendirmeye alabiliyorum.
Dolayısıyla, özellikle bu mesleği yapmak isteyenler, kısa film ile işlerinize başlayın. Dünyada kısa film'in önemli bir tür olduğunu unutmayın. Önce kısa film tasarlayın ve bu süreci yaşayın...Eğer siz iyi bir sinemacı olacaksanız, bu mutlaka bu filmde gözükecektir. Unutmayın, dünyada tanınan ünlü yönetmenlerin çoğunun kısa filmi var. Ve o kısa filmleri izliyoruz...
Umarım, yarışmadaki filmler de bu yukarıda yazdıklarımı teyid eder kalitededir...
Sizlerle buradan paylaşmaya devam edeceğim...
31 Ekim 2010 Pazar
ROMA GÜNLÜĞÜ 3
Sevgili Dostlar,
dünü heyecan içinde atlattık... Benim için çok ama çok özeldi...Bu gün Avrupa Film Akademisi'nin sitesinde de ödül açıklanmış:http://www.europeanfilmacademy.org/2010/10/30/co-production-award-for-zeynep-ozbatur/
Şimdi yeni bir heyecan 4 Aralık'taki tören için...Ama daha heyecanlısı, yeni üretimleri düşünmek, şu anda post prodüksiyon çalışmaları süren 'bir zamanlar anadolu'da' filmini düşünmek...Ödüller çok güzeldir, motive eder ama esas olan 'iş'tir...
Şimdi Roma'dan haber vermeye devam... Dün New Cinema Network toplantları devam etti. Ancak ben, basın açıklaması, kutlama yemeği gibi aktivitelerden 'dün'e hiç toplantı organize etmemiştim. Ama bu gün 6 proje daha göreceğim ve öğle yemeğinden sonra da film izleyeceğim. Akşam Eurimages'ın bu yıl vermeye başladığı 'development' ödülü açıklanacak.Bu 'development' ödülü yeni bir uygulama, dolayısıyla çok yakından burada sizlere aktarmaya çalışacağım.Bence Tütk projeleri için mükemmel bir fırsat olabilir.
Dün 3 film izledim ama içlerinde buradan size önerebileceğim bir film maalesef yok:(
Yani çok parlak işler izlemediğimi üzülerek belirtirim.
Dün akşam saat 20.30 civarı bütün bu işler bittikten sonra Selim ile yemek yemek için lokanta aramaya başladık. Biraz daha eski ve etnik bir yerler aramak için sokak aralarına daldık ve tam da istediğimiz gibi bir yer bulduk. Via Rosella'da Birierra Albrecht diye eski bir italyan birahanesi...1853'den beri varmış,20 yıl öncesine kadar şehrin diğer yakasındaymış. 20 yıldır Via Rosella 52 numarada...Çok fazla acıkmamıştık, tadımlık birşeyler yedik,içtik...
Şimdi birazdan toplantılar başlıyor ve yarın İstanbul'dayım...Roma haberlerinin kalanlarını İstanbul'dan yazmaya devam edeceğim.
Herkese iyi pazarlar...
dünü heyecan içinde atlattık... Benim için çok ama çok özeldi...Bu gün Avrupa Film Akademisi'nin sitesinde de ödül açıklanmış:http://www.europeanfilmacademy.org/2010/10/30/co-production-award-for-zeynep-ozbatur/
Şimdi yeni bir heyecan 4 Aralık'taki tören için...Ama daha heyecanlısı, yeni üretimleri düşünmek, şu anda post prodüksiyon çalışmaları süren 'bir zamanlar anadolu'da' filmini düşünmek...Ödüller çok güzeldir, motive eder ama esas olan 'iş'tir...
Şimdi Roma'dan haber vermeye devam... Dün New Cinema Network toplantları devam etti. Ancak ben, basın açıklaması, kutlama yemeği gibi aktivitelerden 'dün'e hiç toplantı organize etmemiştim. Ama bu gün 6 proje daha göreceğim ve öğle yemeğinden sonra da film izleyeceğim. Akşam Eurimages'ın bu yıl vermeye başladığı 'development' ödülü açıklanacak.Bu 'development' ödülü yeni bir uygulama, dolayısıyla çok yakından burada sizlere aktarmaya çalışacağım.Bence Tütk projeleri için mükemmel bir fırsat olabilir.
Dün 3 film izledim ama içlerinde buradan size önerebileceğim bir film maalesef yok:(
Yani çok parlak işler izlemediğimi üzülerek belirtirim.
Dün akşam saat 20.30 civarı bütün bu işler bittikten sonra Selim ile yemek yemek için lokanta aramaya başladık. Biraz daha eski ve etnik bir yerler aramak için sokak aralarına daldık ve tam da istediğimiz gibi bir yer bulduk. Via Rosella'da Birierra Albrecht diye eski bir italyan birahanesi...1853'den beri varmış,20 yıl öncesine kadar şehrin diğer yakasındaymış. 20 yıldır Via Rosella 52 numarada...Çok fazla acıkmamıştık, tadımlık birşeyler yedik,içtik...
Şimdi birazdan toplantılar başlıyor ve yarın İstanbul'dayım...Roma haberlerinin kalanlarını İstanbul'dan yazmaya devam edeceğim.
Herkese iyi pazarlar...
30 Ekim 2010 Cumartesi
ROMA'dan SON DAKİKA HABERİ!!!!!
Sevgili Dostlar,
Çok güzel bir gelişmeyi buradan sıcağı sıcağına sizlerle paylaşmak istiyorum.
'AVRUPA FİLM AKADEMİSİ-EURIMAGES YAPIMCI ÖDÜLÜ'nün bu yıl bana verildiği az önce burada yapılan basın toplantısında açıklandı.
Bu benim için çok büyük bir onur ve motivasyon... Ödülü 4 Aralık'ta Estonya'nın başkenti Talinn'de gerçekleşecek olan 'AVRUPA FİLM AKADEMİSİ ÖDÜL TÖRENİ'nde alacağım...
Hepinize sevgiler, dostlukla...
Çok güzel bir gelişmeyi buradan sıcağı sıcağına sizlerle paylaşmak istiyorum.
'AVRUPA FİLM AKADEMİSİ-EURIMAGES YAPIMCI ÖDÜLÜ'nün bu yıl bana verildiği az önce burada yapılan basın toplantısında açıklandı.
Bu benim için çok büyük bir onur ve motivasyon... Ödülü 4 Aralık'ta Estonya'nın başkenti Talinn'de gerçekleşecek olan 'AVRUPA FİLM AKADEMİSİ ÖDÜL TÖRENİ'nde alacağım...
Hepinize sevgiler, dostlukla...
ROMA GÜNLÜĞÜ 2
Merhaba Sevgili Yapımlab Takipçileri,
Dün oldukça verimli bir gündü...Toplam 6 proje için toplantı yaptım ve içinde gerçekten çok iyi 5 tane vardı. Belki son görüştüğüm 6. projede iyi bir proje idi ama sunum toplantısında çok sıkıntılar olduğu için, işbirliği olması zor gözüktü bana... Diğer 5 proje hem tretmanları, hem yönetmenleri, hem de yapımcıları açısından oldukça parlaktı... Özellikle yapımcı-yönetmen ilikisi olarak bir dil tutturmuş olmaları mükemmeldi...
Öğleden sonra 2 tane film izledik...Bir tanesi Naomi, diğeri Silent Souls... Her ikisi de konuları açısından ilginç ve düzeyli bir sinematografik yapıya sahiptiler.. Naomi'nn yönetmeni Eitan Zur,
Silent Souls'un yönetmeni ise Aleksei Fedorchenko... Naomi geçtiğimiz Venedik Film Festivali'nde 'Critic's Week' de gösterilmiş, Silent Souls ise yine Venedik Film Festivali'nde yarışmadaymış. Buradan izlemek isteyenlere, her iki filminde Nisan ayında yapılacak olan 'Uluslar arası İstanbul Film Festivali'nde gösterileceğini müjdelemek isterim. İstanbul Film Festivali yönetmeni Azize Tan'da burada, festival için en güzel filmleri seçiyor.
Burada, Business Street adı altında tüm sinema sektörünü buluşturuyorlar. Hotel Bernini'nin Roma manzaralı terasında çok önemli iş toplantıları gerçekleşiyor. Açıkçası Roma Film Festivali, sinema profesyonelleri için çok güzel bir ortam oluşturmuş.
Projesini geliştirmekte olanlara buradaki New Cinema Network toplantılarını kesinlikle tavsiye ediyorum.
Ayrıca buradaki proje geliştirme ödüllerini de inceliyorum ve dönüşte sizlerle paylaşacağım.
Takipçiler, takip etmeye devam edin...Buradan yeni haberler yazmaya devam edeceğim...
Dün oldukça verimli bir gündü...Toplam 6 proje için toplantı yaptım ve içinde gerçekten çok iyi 5 tane vardı. Belki son görüştüğüm 6. projede iyi bir proje idi ama sunum toplantısında çok sıkıntılar olduğu için, işbirliği olması zor gözüktü bana... Diğer 5 proje hem tretmanları, hem yönetmenleri, hem de yapımcıları açısından oldukça parlaktı... Özellikle yapımcı-yönetmen ilikisi olarak bir dil tutturmuş olmaları mükemmeldi...
Öğleden sonra 2 tane film izledik...Bir tanesi Naomi, diğeri Silent Souls... Her ikisi de konuları açısından ilginç ve düzeyli bir sinematografik yapıya sahiptiler.. Naomi'nn yönetmeni Eitan Zur,
Silent Souls'un yönetmeni ise Aleksei Fedorchenko... Naomi geçtiğimiz Venedik Film Festivali'nde 'Critic's Week' de gösterilmiş, Silent Souls ise yine Venedik Film Festivali'nde yarışmadaymış. Buradan izlemek isteyenlere, her iki filminde Nisan ayında yapılacak olan 'Uluslar arası İstanbul Film Festivali'nde gösterileceğini müjdelemek isterim. İstanbul Film Festivali yönetmeni Azize Tan'da burada, festival için en güzel filmleri seçiyor.
Burada, Business Street adı altında tüm sinema sektörünü buluşturuyorlar. Hotel Bernini'nin Roma manzaralı terasında çok önemli iş toplantıları gerçekleşiyor. Açıkçası Roma Film Festivali, sinema profesyonelleri için çok güzel bir ortam oluşturmuş.
Projesini geliştirmekte olanlara buradaki New Cinema Network toplantılarını kesinlikle tavsiye ediyorum.
Ayrıca buradaki proje geliştirme ödüllerini de inceliyorum ve dönüşte sizlerle paylaşacağım.
Takipçiler, takip etmeye devam edin...Buradan yeni haberler yazmaya devam edeceğim...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)