HOŞGELDİNİZ

Yapım Laboratuvarı : Yapımcılık ile ilgili bilmek istediğiniz herşey...Zeynep Özbatur Atakan'ın gözlemleri, deneyimleri, paylaştıkları...

26 Ağustos 2015 Çarşamba

SERMAYE YARATMAK!


Merhaba Sevgili Dostlar,

Sinema sektöründe dijitalleşmenin de etkisiyle hızlanarak devam edeceği 21. yüzyılda, 'Değer yaratmak' çok önemli bir kavramdır. Zira, üreteceğiniz her 'iş' fark yaratmanın yanı sıra bir 'değer' yaratabilmelidir. Budurum, ortaya çıkan çıkan 'sinema filmi' kendisi kadar, o işin üretim sürecini de ilgilendirmektedir.

'Sinema' alanında üretim yapan her birey 'kendi alanında' bir değer yarattığı zaman 'sektör' haline gelinebilir.

Herkes kendi alanında sorumluluk alması sağlıklı, etkin, üretken ve değer katan yöntemlerle çalışması, bireylerin zihin haritalarını yeniden yapılandırmalarını sağlayacak ve sektöre çok büyük yararlar sağlayacaktır.

Bu bağlamda 'sinema sektörü'nde çalışan herkes, değişimi anlamaya, zorluklarını ve fırsatlarını tanımaya, -Bu süreçte kendi konumlarını ve rollerini belirlemeye odaklanmalıdır.

Bir projede hangi görev olursa olsun, o iş yerine getirilirken maddi ve manevi bir değer yaratabilmek çok önemlidir.
Değer yaratmak, sizi sıradan olmaktan çıkararak 'fark yaratan2 konumuna getirecektir.

İşçi-işveren, üretici-üreten, ne dersek diyelim her iki tarafta bir 'değer' yaratmak sorumluluğu taşımalıdır.

Türkiye'de 'sinema sektörü'nde, ' öncelikler'in yanlış belirlenmesinde bu durum büyük rol oynar. Yani çok kağıt üzerinde iyi olabilecek gibi görünen bir 'proje' , uygulamalar sırasında önceliklerin değişmesi, üretenlerin 'değer yaratamaması' nedeni ile hedeflerine ulaşamayabilir.

Dolayısıyla 'değer yaratmak' bir sonraki kuşağa da aktaracağımız en önemli 'deneyim'dir. Zira, geçmişten bugüne gelişen tüm alışkanlıklar, pek çok kuşak önce yaratılan değerler üzerine inşa edilmiştir. Sistem bu şekilde gelişebilir.

Şimdi üreten, üretmek isteyen arkadaşlara bir sorum var... Bugün yapmak istediğiniz projeleri gözden geçirin, ardından bu proje ile nasıl bir 'değer' yaratabileceğinizi bulmaya çalışın... Ancak, 'gözden geçirme' diye bahsettiğim şeyin yolu, kendinize karşı objektif olmanız ve kendinizin öz eleştirisini yapabilmenizden geçer.

O bulduğunuz şey, sizin yarattığını 'değer' olacaktır.

Ben, kendi adıma durumumu şöyle özetleyebilirim... 90'lı yılların sonunda, sinema sektörüne Türkiye'de 'yapımcı' dendiğinde, sadece 'para sahibi+kötü insan', gibi bir algı vardı. Bu algı hiçbir zaman büyük bir değişim göstermedi. Ama, ben kendi yapımcılık anlayışımı 'para babası' olmak fikri üzerine kurmadım. Hatta beni ilgilendiren ilk konu fikrin 'iyi' bir proje olup olmayacağıydı. Ardından 'değerlerim' ne olmalı diye düşününce, sıralama yaptığımda ilk sırayı, 'yönetmen' aldı... Yani ben 'yönetmen' odaklı bir sinema anlayışının da, doğru planlanırsa, çalışıp, kendi finansını kurabileceği inancını taşıdım. Dolayısıyla, listemde ilk sırayı 'yönetmen', ikinci sırayı 'proje', üçüncü sırayı da 'finansman' aldı... Her zaman geri dönüşleri iyi hesaplamaya, doğru faktörlerin yan yana olup olmadığını anlamaya çalıştım.

Bu durumda, hep yanlış algılanan 'yapımcı' kimliği, biraz değişim gösterdi ve benim 'değer'lerim, benim misyonum oldu. Dolayısıyla şimdi 'yapımcı' olmak isteyen gençler çıkıyor ve ben onlara diyorum ki, 'sermaye' denen şey senin beynin, zekan, karakterin, çalışkanlığın... Bunlara 'bilgi' yi de eklediğin zaman bir iş çıkarabilirsin...

Dolayısıyla elinizdeki malzeme ve imkanı, ekonomik nedenlerle kısıtlı sanmayın... Sizin yukarıda sahip olduğunuz malzemelere, 'bilgi' yi de eklediğiniz zaman, bence sizi kısıtlayan hiçbir şey olamaz.

'Bilgi'nin ardında, her 'deneyim' ile sizde değerlerinizi yaratarak yol almaya devam edeceksiniz...


İnanın bana sektörün en çok buna ihtiyacı var...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme